Dijital Vatandaşlık

21. yüzyılda bilgi teknolojilerinin her geçen gün gelişmesine ve değişmesine bağlı olarak bireylerin iletişim, alışveriş, eğitim vb. günlük pratiklerinin sanal dünyada yeni bir karşılığı oluşmuştur. Bireyin evinde oturuyorken birkaç dakikada dilediği ürünü satın almasını, binlerce kilometre uzaktaki bir yakınına birkaç saniye içinde bir video ya da fotoğraf aracılığıyla ulaşmasını sağlayan bu yeni dünya beraberinde bazı riskleri ve zararları da getirmiştir. İnternet dolandırıcılığı, kişisel bilgilerin çalınması, sırt ve boyun ağrıları, yanlış ve/ veya zararlı bilgiye erişim, siber zorbalık, zararlı yazılımlar, pornografi/ çocuk istismarı/ fuhuş, oyun ve internet bağımlılığı, yabancılarla çevrimiçi ve çevrimdışı iletişim ve şiddet/ nefret/ ırkçılık bu zararlardan bazılarıdır.

Risklerin ve zararların önlenmesi, dijital dünyanın sunduğu fırsatların değerlendirilebilmesi için  bireylerin bilgi ve iletişim kaynaklarını kullanırken eleştirebilen, çevrimiçi yapılan davranışların etik sonuçlarının farkında olan, teknolojiyi başkalarına zarar vermekten kaçınan, internet ortamında iletişim hakkını kullanan, yaptığı paylaşımlarında ve işbirliğinde doğru tutum sergileyen ve başkalarını da bu yönde teşvik eden dijital vatandaşlar olması yani bireylerin dijital davranışlar, değerler, etik kurallar ve bilinç oluşturmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ribble (2011) dijital vatandaşlığı dokuz boyutta ele almıştır: dijital erişim, dijital ticaret, dijital iletişim, dijital okuryazarlık, dijital etik, dijital kanun, dijital haklar ve sorumluluklar, dijital sağlık, dijital güvenlik.

Çocukların internet ve yeni medya araçlarını güvenli kullanımı konusunda kültürel, bağlamsal ve tehlike durumları ile ilgili birçok ülkeyi kapsayan bir araştırma projesi olan EU Kids Online (2011) raporunda 11-16 yaşındakilerin %22’si kullanıcı tarafından oluşturulmuş potansiyel zararlı (nefret, kendine zarar verme, intihar vb.) içeriğe maruz kaldığı, 9-16 yaşındakilerin %14’ü geçen 12 ay içinde açıkça cinsel içerikli çevrimiçi fotoğraflar gördüğü belirtilmiştir. EU Kids Online’ın (2015) 2010-2015 Türkiye raporunda internette cinsel içeriğe maruz kalan çocukların oranının %14,4’ten %51’e, internette tanıştığı yabancılarla çevrimdışı buluşan çocukların oranının 15.9% ten 37.6%’a yükseldiği görülmektedir. Yaş ve kullanım oranının artmasına bağlı olarak risklerin artması sebebiyle çocukların ve gençlerin dijital vatandaşlar olarak yetiştirilmesi önem kazanmaktadır.

Ebeveynlere, öğretmenlere ve gençlik çalışanlarına ilham veren EU Kids Online (Avrupa Çevrimiçi Çocuklar) araştırma projesinin sonuçlarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://eukidsonline.metu.edu.tr/node/1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir